TO LIVE INFINITE SHADES OF GREEN& BLUE IN URBAN ARCHITECTURE…19/10/2018 ISTANBUL CONFERENCE

Şehir Hayatını Doğanın Yeşil ve Mavinin Sonsuz Tonları ile Yaşamak…

Türk Hava Yolları ArchiSections8 ’nın Resmi Hava Yolu olarak Turkish Conventions kapsamında belirli rezervasyon sınıflarında indirimli ücretler sunmaktadır. Rezervasyon ve biletleme için lütfen https://www4.thy.com/TKC ziyaret ediniz. Delege sekmesini tıklayarak 110TKM18 ile ilerleyebilirsiniz.

KONFERANSIN AMACI

Şehir Hayatını Doğanın Yeşil ve Mavinin Sonsuz Tonları ile Yaşamak…

Doğanın yaşamımıza nefes verdiği alanlar olan Yeşil – Mavi çevre dostu binalara yeterli ilgi gösterilmezse çevre ve insan sağlığı nasıl etkilenir?

Çevre dostu binalar daha az enerji ve su kaynakları kullanarak işletmede para tasarrufu sağlarken, karbon salımlarını düşürüyor ve yaşayanlar, çalışanlar, işyerleri ve toplum için daha sağlıklı yaşam alanları sunuyor. Binaların karbon salımlarının yaklaşık yüzde 30’una neden olduğu göz önünde bulundurulursa, iklim değişikliğine en az yol açacak olan yeşil binaların çevresel, toplumsal ve ekonomik yararları daha da iyi ortaya çıkacaktır.

Hedef, Türkiye’de önümüzdeki beş yılda 15 milyon m2 yeni yeşil bina alanına ulaşması.

– Bu hedefe ulaşmak nasıl mümkün?

– Bu hedefe ulaşma sürecinde yeni binalar, yeni yerleşim yerleri tasarlanırken hangi kriterler dikkate alınmalıdır?

Yeşil mimari Batı ve Kuzey Avrupa, ABD gibi öncül ülkelerde etkin bir geçmişe sahiptir. Oysa Türkiye’de yeni yeni benimsenmekte olan bir kavramdır. Küresel akıllı yeşil bina talepleri her üç yılda bir katlanarak artıyor. Artan yeşil bina talebi ile pazarın trilyon dolarlık bir endüstriye dönüştürmüş olduğunu ortaya koyan araştırma, yeşil-mavi bina talebine ne kadar gereksinim olduğunu gösteriyor

Peki sadece yeşil mi? Mavinin tonları neden bu kadar önemli?

2017 senesinde UNESCO İstanbul’u yaratıcı tasarım şehri olarak ilan etmiştir. Archisections Konferansı da İstanbul’da yapılacak ve çözümün bir parçası olacak…

Takviminize Ekleyin…

Mimaride Yeşil Konular ;Yeşil ve mavinin ele alındığı çevre dostu , kentsel dönüşüm konuları.

Mimaride Yeşil Konular ;Yeşil ve mavinin ele alındığı çevre dostu , kentsel dönüşüm konuları.

Çoklu Dil Desteği ; Türkçe ve Ingilizce olarak konuşmacıların çevirileri.

 

KONUŞMACILAR

Konferansta konuşma yapacak olan konuşmacılar.

Mimar Gökhan Avcıoğlu

GAD VAKFI BAŞKANI

Sevinç Ormancı

YÜKSEK MIMAR

Joseph Coriaty

MIMAR

Prof. Dr. Süha Özkan

MIMAR

Murat Tabanlıoğlu

TABANLIOĞLU MIMARLIK

Ken Yeang

MIMAR

Han Tümertekin

MIMAR

Michael B. Lehrer

MIMAR

Serhan Süzer

CEO

Faruk Göksu

ŞEHIR PLANLAYICI

Nevzat Sayın

MIMAR

David Miller

MIMAR

Gürsel Öngören

BAŞKAN VEKILI

Mia Lehrer

PEYZAJ MIMARI

Hiroshi Sambuichi

MIMAR

Erden Timur

Feyzullah Yetgin

Aydan Volkan

 

SUNUCU

Fahriye Söylemez

Duygu Beşbıçak

PROGRAM

Archisections İstanbul Konferansı Programı.

19 EKİM 2018 Cuma

08:00 Kayıt açılışı

08:45 Sergi açılışı ve kahve ikramı

08:45 – 09:00 Doğa sesiyle şarkı söyleyen Olga UUTAİ Gösterisi

09:00 – 09:30 Yeşil ve Mavi Açılış Töreni

Y.Mimar Sevinç Ormancı, Archisections Koordinatörü

Murat Kurum, Çevre ve Şehircilik Bakanı

Mimar Gökhan Avcıoğlu, GAD Vakfı Başkanı

09:30 – 10:00 1. Konuşmacı Yeşil & Mavi’de son trendler, Ken Yeang

10:00 – 10:30 2. Konuşmacı Yeşil Yol Projesi

Kent Plancısı A. Faruk GÖKSU, Kentsel Strateji

10:30 – 11:00 3. Konuşmacı İstanbul için Yeşil Mavi Yaşam Projeleri

Sevinç Ormancı, Moderatör

Erden Timur, Nef İcra Kurulu Başkanı

10:30 – 18:00 Poster sunumları 2D/3D

11:00 – 11:15 Doğal çay ve kahve molası

11:15 – 12:00 1. Vaka Analizi

İstanbul’un Yeni Limanları – Bir Ana Liman Olarak İstanbul

Galata – Haliç – Haydarpaşa

Han Tümertekin, Nevzat Sayın, Murat Tabanlıoğlu

Geleceğin Şehirleri

12:00 – 12:30 4. Konuşmacı Gerçek Dünya Sürdürülebilirliğine Yardımcı Olan

Dijital Araçların Kullanımı – London

Mimar David Miller, DMA

12:30 – 13:00 5. Konuşmacı H. Serhan Süzer, EkoRE CEO

Kendi Kendine Yetebilen Binalar

Sevinç Ormancı, Moderatör

13:00 – 13:45 Yeşil – Mavi Öğle Yemeği Arası

13:45 – 14:15 6. Konuşmacı Mimar Gökhan Avcıoğlu, GAD Vakfı Başkanı

14:15 – 15:15 7. Konuşmacı Mimarlık ve Kentlerde Akupunktur

Prof. Dr. Süha Özkan, Ağa Han Mimarlık Ödüllü Eski Genel Sekreteri

World Architecture Community Başkanı

15:15 – 16:00 2. Vaka Analizi – Fütüristik: Los Angeles Sürdürülebilirlik Planı

Mimar Joe Coriaty & Mimar Michael Lehrer & Mimar Mia Lehrer

16:00 – 16:15 Doğal çay ve kahve molası

16:15 – 16:45 8. Konuşmacı Doğadan Gücünü Alan Kent Mimarisinde Yaşam Enerjisi

Y.Mimar Sevinç Ormancı, Sedeko Mimarlık

16:45 – 17:15 Panel 1 Yeşil Çatı Sistemleri

Mimar Deniz Arslan

Mimar Aydan Volkan

17:15 – 18:00 Panel 2 Yeşil Gayrimenkul Yatırımları

GYODER Başkan Yardımcısı Moderatör Prof. Dr. Gürsel Öngören

GYODER Başkanı Feyzullah Yetgin

İNDER Başkanı Nazmi Durbakayım

18:00 – 19:00 3. Vaka Analizi Dünden Bugüne Hiroşima

Moderatör Y. Mimar Sevinç Ormancı

19:00 – 19:30 Archisections Yeşil & Mavi Ödülleri

19:30 – 21:30 Yeşil & Mavi Network Party

Doğa sesiyle şarkı söyleyen Olga UİTAİ Gösterisi

 

BİLET SATIN AL

19 Ekim’de gerçekleşecek olan konferansa katılmak için hemen biletinizi satın alın.

 

Danışma Kurulu

Y.Mimar Sevinç Ormancı, Archisections Koordinatörü

Y.Mimar Gökhan Avcıoğlu, Gad Mimarlık Ofisi Başkanı

Prof Dr Gürsel Öngören, Gyoder Başkan Yardımcısı

Prof. Arzu Erdem, Kadir Has Üniversitesi

İrfan Önal, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürü

Y.Mimar Murat Tabanlıoğlu

Ömer Turan, İBB Kentsel Tasarım Müdürü

Y.Mimar Han Tümertekin

Berrin Chatzi Chousein, World Architecture Community Yazı İşleri Müdürü

Y.Faruk GÖKSU, Kent Plancısı

Demet Sabancı Çetindoğan, DEMSA Grup Başkan Vekili, Archisections8 Onur Kurulu Üyesi

 

KATILIMCILAR

Organizasyondaki Katılımcılar

 

 

 

 

 

 

 

Turkish Airlines is the official airline of ArchiSections8 and special discounts are offered on certain booking classes. In order to proceed with the online booking tool for Turkish Conventions please visit the Turkish Conventions website https://www4.thy.com/TKC/app/main?language=en and use the event code 110TKM18 under delegate section.

CONFERENCE CONTENT

Urban Living with the Infinite Tones of the Green and the Blue of Nature…

If we do not pay enough attention to the environment and go on building without leaving enough space to nature and the habitat, can you imagine how bad the environment and human health will be affected?

Eco-friendly buildings save money on operation using less energy and water resources, reduce carbon emissions and provide a healthier living space for residents, employees, businesses and the community. Since buildings have an estimated 30 percent share of global carbon emissions, green buildings provide one of the most economical and effective solutions to the environmental, social and economic benefits they bring to climate change.

The goal is to reach 15 million m2 of new green building space over the next five years in Turkey alone…
– How would this bepossible?
– Which criteria’s should be taken into consideration while designing the buildings, new settlements and towns in the process of achieving this goal?

Green architecture has an active past in Usa, Western and Northern Europe. However, the concept is newly being implemented in Turkey and other emerging market countries. Globally intelligent green building demands are multiplying every three years. The research, shows that the market has turned into a trillion-dollar industry with the demand for green buildings, shows how much the demand for green buildings is required.

And is it just green? Why is the tone of the blue so important? All cities are near the sea, lake or on a river. Turkey is surrounded by sea and rich with lakes and rivers.

UNESCO declared Istanbul as a creative city in design in 2017. Archisections8 Conference will convene in Istanbul… be part of the solution…Save The Date…

Green Topics in Architecture :  Green and blue are eco-friendly, urban transformation issues.


Leading Speakers :World-renowned eco-friendly architects and environmental activists and cities directors meet you at this conference.

Multi Language Support : Translation in Turkish and in English.

SPEAKERS

Speakers are also speaking at the conference.

Mimar Gökhan Avcıoğlu

GAD FOUNDATION PRESIDENT

Sevinç Ormancı

MASTER ARCHITECT

Joseph Coriaty

ARCHITECT

Prof. Dr. Süha Özkan

ARCHITECT

Murat Tabanlıoğlu

TABANLIOĞLU MIMARLIK

Ken Yeang

ARCHITECT

Han Tümertekin

ARCHITECT

Michael B. Lehrer

ARCHITECT

H.Serhan Süzer

CEO

Faruk Göksu

CITY PLANNER

Nevzat Sayın

ARCHITECT

David Miller

ARCHITECT

Gürsel Öngören

VICE PRESIDENT

Mia Lehrer

MASTER OF LANDSCAPE ARCHITECTURE

Hiroshi Sambuichi

ARCHITECT HIROSHI SAMBUICH

Erden Timur

Feyzullah Yetgin

Aydan Volkan

 

Announcer

Fahriye Söylemez

Duygu Beşbıçak

PROGRAM
II. Archisections Istanbul Conference Program.

October 19th, 2018 Friday

08:00 Registration

08:45 Green & Blue Exhibition Opening – Coffe and tea service

08:45 – 09:00 Nature Fusion – Olga UİTAİ Show09:00 – 09:30 Green & Blue Opening Ceremony
Master Architect Sevinç Ormancı, Archisections Coordinator
Murat Kurum, Minister of Urbanism and Environment
Mimar Gökhan Avcıoğlu, President of GAD Foundation

09:30 – 10:00 Key note speaker #1 – Green & Blue Recent Trends, Ken Yeang

10:00 – 10:30 Key note speaker #3 – A. Faruk GÖKSU, City Planner
Green Road Project10:30 – 11:00 Key note speaker #3 Green & Blue Solutions for Istanbul
Sevinç Ormancı, Moderator
Erden Timur, Nef Chief Executive Officer

10:30 – 18:00 Poster session 2D/3D

11:00 – 11:15 Herbal tea & coffee break

11:15 – 12:00 Case Study #1
New Ports of Istanbul – Istanbul as a Home Port
Galata – Haliç – Haydarpaşa
Han Tümertekin, Nevzat Sayın, Murat Tabanlıoğlu
Cities of the Future

12:00 – 12:30 Key note speaker #4 Architect David Miller, DMA
Using Digital Tools to aid Real World Sustainability – London

12:30 – 13:00 Key note speaker #5 H. Serhan Süzer, EkoRE CEO
Self Sufficient Buildings
Sevinç Ormancı, Moderatör

13:00 – 13:45 Green & Blue Lunch Brake

13:45 – 14:15 Key note speaker #6 Master Architect Gökhan Avcıoğlu,
President of GAD Foundation

14:15 – 15:15 Key note speaker #7 Prof. Dr. Süha Özkan,
Chairman of World Architecture Community
Urban and Architectural Acupunctures

15:15 – 16:00 Case Study #2 – Futuristic: Los Angeles Sustainability Plan
Architect Joseph Coriaty & Architect Michael Lehrer &
Landscape Architect Mia Miriam Lehrer

16:00 – 16:15 Herbal tea & coffee break

16:15 – 16:45 Key note speaker #8 Master Architect Sevinç Ormancı,
Sedeko Mimarlık
Life Energy at Urban Architecture Powered by The Nature

16:45 – 17:15 Green and Blue Thematic Panel 1
Green Roof Systems
Architect Deniz Arslan
Architect Aydan Volkan

17:15 – 18:00 Panel 2 – Green Real Estate Projects
GYODER Vice President Moderator Prof. Dr. Gürsel Öngören
GYODER, Chairman, Feyzullah Yetgin
INDER, Chairman, Nazmi Durbakayım

18:00 – 19:00 Case Study #3
From Hiroshima today
Moderator M. Architect Sevinç Ormancı

19:00 – 19:30 Archisections Green & Blue Awards

19:30 – 21:30 Green & Blue Network Party
Nature Fusion – Olga UİTAİ Show

BUY YOUR TICKET NOW

Buy your ticket immediately to attend the 19 October conference.

 

Accommodation Alternatives
Hotel alternatives during the event.

ADVISORY BOARD,

M. Architect Sevinç Ormancı, Coordinator of Archisections
Gökhan Avcıoğlu, M. Architect, President of Gad Foundation
Prof Dr Gürsel Öngören, Gyoder Asistant General Manager
Prof. Arzu Erdem, Kadir Has University
İrfan Önal, The Ministry of Culture and Tourism of Republic of Turkey General Director of Promotion Office
Murat Tabanlıoğlu, M. Architect
Ömer Turan, The Istanbul Metropolitan Director of Urban Design
Han Tümertekin, M. Architect
Berrin Chatzi Chousein, World Architecture Community Editor-in-Chief
A. Faruk GÖKSU, City Planner
Demet Sabancı Çetindoğan, Vice President of DEMSA Group, Archisections8 Honorary Committee

PARTICIPANTS
PARTICIPANTS of the organization.

 

 

 

 

EMBRACE NATURE, CLEAR CARBONDIOXIDE FOOTPRINT IN THE LIVING AREA!

DOĞAYA SAHİP ÇIK, KUCAKLA, YAŞAM ALANINDAKİ KARBONDİOKSİT AYAK İZİNİ TEMİZLE!

19 Ekim 2018’de İstanbul’da yapılacak uluslararası ‘’Archisections Yeşil ve Mavi’nin Sonsuz Tonları’’ etkinliğinin amacı nedir? ”Karbondioksit ayak izini azaltmadaki yeri nedir?” sorularını öncelikle cevaplayalım.

Konferansın amacı Karbondioksit ayak izlerini temizleyerek Şehir Hayatını Doğanın Yeşil ve Mavinin Sonsuz Tonları ile Yaşamak…

Doğanın yaşamımıza nefes verdiği alanlar olan Yeşil – Mavi çevre dostu binalara yeterli ilgi gösterilmezse karbondioksit ayak izleri ile çevre ve insan sağlığının olumsuz etkileneceğini tahmin etmek hiç de zor değil!

Konferans da iklim değişikliğine en az yol açacak olan ekolojik yapı malzemeleri ile tasarlanan yeşil binaların, çevresel, toplumsal ve ekonomik yararları ile ilgili sunumlar yapılacak. Binaların karbon salımlarının, yaklaşık yüzde 30’una neden olduğu göz önünde bulundurulup, bu soruna çözüm bulmak adına dünyadan, Türkiye den ünlü şehir planlamacıların, mimarların sunacakları en iyi gelişmiş dünya şehir örnekleri ile şehir hayatından karbon dioksit ayak izlerini nasıl temizleyip dünya güzeli Unesco tarafından en yaratıcı şehir ödülü alan İstanbul şehrimizde doğayı kucaklayan çevre ve insan sağlığına odaklı yaşam alanları yaratırıza cevap aranacak! Konferans da sunumu yapılacak Hiroshima şehri atom bombasından sonra doğanın gücünün farkında olan bir toplum bilinciyle karbondioksit ayak izlerinden nasıl temizlenip tekrar yaşam a döndü? Yapılacak sunumlardan ikinci bir örnek olan Karbon dioksit ayak izleri temizlenerek Los Angeles da uygulamaya başlanılan Sürdürülebilirlik Planı merak la bekleniyor.

Son yıllarda küresel ısınma, buzulların erimesi, deniz sularının yükselmesi, doğal afetler ve mevsimler arası geçişlerdeki sert değişimlerin daha sık yaşanması insanların karbondioksit ayak izlerinin doğaya verdikleri zararın boyutlarının her geçen gün büyüyerek artmasıyla ilişkilendiriliyor.

Günümüzde fosil yakıt tüketimi artarken, su kaynakları azalıyor veya kullanılamaz durumda, dolayısıyla doğanın dengesindeki bozulma gözler önünde. Tüm bunlardan yola çıkarak, çevre duyarlı bilinci ile en azından kötüye giden dönüşümün biraz olsun yavaşlatılması ve yenilebilir enerji kaynakları tam randımanlı kullanılabilecek duruma gelene kadar zaman kazanılması hedefleniyor. Bu bilinç ile beraber karbon ayak izi kavramı önem kazanıyor. Son yıllarda dillerden düşmeyen karbon ayak izi nedir?

Karbon ayak izi nedir sorusuna verilebilecek en doğru cevap; tüketim aşamasın da insanın tüm canlılara, çevreye verdiği zararın karbondioksit biriminden ölçüsüdür. Eğer herkes kendi yaşam alanında doğaya sahip çıkar, karbon ayak izini hesaplar ve azaltmaya çalışır ise kötüye giden döngü dengelenebilir.

Karbon ayak izi hesaplama nasıl yapılır? Hesaplama için yaşam alanınızda kişi sayısı, doğalgaz su tüketiminiz yakıt sarfiyatı araç modeliniz toplu araç kullanımınız öncelikle listenizde olması gerekenler.

Yaşam alanımızda, karbondioksit ayak izine sebep olan en başlıca bölgesel ve küresel karbon piyasaları aşağıdaki gibidir.

*Doğal gaz Petrol Kömür*Özel Araç*Araba imalatı*Mimari, Binalar Mobilyalar, *Giyecek vs*Toplu taşıma*Eğlence tatil*Finansal hizmetler,

Kısacası yaşam alanımızın her alanında yer alan yukarıdaki maddelerden sera gazına, fosil atıklara sebep olacak üretimlerin hepsi hesaplamada listede bulundurulmalıdır. Gelişmekte olan karbon piyasalarının potensiyelin deki artışı engellemek adına İklim politikasında ve karbon piyasalarında yeni düşük karbonlu strajilerin önemi tartışmasız çok büyük. Bu sebepten küresel karbon piyasalarının görüşlerini de alarak, küresel yeni karbon çerçeveleri olan yeni pazar mekanizmaları ve yeşil iklim fonunun potansiyeli için karbondioksit ayak izi doğru hesaplanarak ilerlenmelidir. Toplumdaki her bireye bu konuda bilinçlenme sağlanmalıdır. Karbon ayak izini azaltacak önlemlerden toplumdaki her bireye detaylı bahsetmek gerekir. Doğayı korumak, Ağaç dikmek, kısa mesafede toplu araç elektrikli taşıma ya da bisiklet kullanarak, bitkisel atık veya hayvansal atıkların çöplere atılması yerine gübre olarak kullanılması karbondioksit ayak izi oranını azaltacaktır. Sadece Karbon ayak izini azaltacak en büyük yöntemlerden biriside doğalgazı gereğinden fazla kullanmamak olacaktır. Onun yerine güneş enerjisini kullanarak veya ısı yalıtımı yaptırarak doğalgazdan meydana gelebilecek karbon ayak izini azaltmış olacağı açıklanmalıdır.

Küresel ısınmaya sebep olan sera gazların hepsi insanlığın bireysel toplumsal ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan her türlü aktivite özellikle plastiğin üretilmesi karbon salınımına sebep olan en önemli etkenlerdendir. En önemlisidir çünkü suni atıkların geri dönüşmemesi yaşadığımız dünyaya doğaya çok büyük zarar veriyor. Bu sebepten mümkün olduğunca sürdürülebilir dönüşebilen doğayla uyum içinde olan ürünler kullanılmalıdır.

Tarımsal üretim, hayvancılık, yapılaşma, orman ürünleri ve deniz ürünleri insanlık olarak ihtiyaçlarımızı karşılamak için bulunuyor. Karbon ayak izi özellikle bu alanlarda da yer aldığı durumunda tehlike arz ediyor. Kısacası bütün bu üretim alanlarında ortaya çıkan karbondioksit salınımını göz önünde bulundurulmalıdır. Çünkü orman alanlarında yapılan uygulamalar karbon ayak izinin artışına sebep olurken telafisi de olmayacak bir yola girilmiş oluyor.

Şu anda dünyanın telafi edebileceğinin çok üzerinde bir tüketim çağındayız. Böyle giderse doğal kaynakların son bulması ve temiz tatlı su kaynaklarının hızlı bir şekilde yok olacağından bahsediliyor. Bunun olmaması için de hepimize, hem hükümetlere hem de bireylere oldukça fazla sorumluluk düşüyor.

Bu sorumluluk da hep beraber, el ele sorumlulukları paylaşmak doğayı kucaklamak için ‘Archisections Yeşil Mavinin sonsuz tonları’ konferansında buluşalım..

 

 

 

 

 

 

 

1 HAFTADA 3 KONFERANSTA 3 KONUŞMA VE 1 ÖDÜL (2)

Bir önceki yazımda geçen haftanın oldukça tempolu geçtiğini ve günlük yoğun çalışmalarımın yanında, sürdürülebilirlik alanında 3 farklı konferansa katılarak 3 önemli konuda konuşmalar yaptığımı belirtmiştim. Bu yazımda Archisections konferansında “Kendine Yeten Binalar” başlıklı konuşmamdan söz edeceğim.

Bu konferansa katılımım, aylar öncesinde sevgili Sevinç Ormancı’nın beni ziyaretiyle başlayan bir sürece dayanıyor. Çok eskiden beri tanıdığım ve zaman zaman görüştüğümüz Sevinç’in hayata bakış açısını beğenirim. Pozitif kültüre inanan, Uzak Doğu felsefelerini iyi bilen, güzel bir enerjisi olan bir arkadaşımdır. Beni ziyaret ettiğinde daha önce organize ettikleri Archisections’ı bu sene tekrar düzenlemek istediklerini belirtti ve konuşma yapıp yapamayacağımı sordu. Ben de kendisine yenilenebilir enerji alanına odaklandığımı, ancak ekolojik binalarla ilgili konsept çalışmalarımın da bulunduğunu söyledim ve teklifini “Memnuniyetle konuşma yaparım” diyerek kabul ettim. Nokta atışı olsun diye de konuşmama “Kendine Yeten Binalar” ismini verdim.

Ayrıntılara geçmeden önce sizleri Archisections hakkında bilgilendirmek isterim. Resmi web sitesini kaynak alarak şunları aktarabilirim:

Doğanın yaşamımıza nefes verdiği alanlar olan Yeşil – Mavi çevre dostu binalara yeterli ilgi gösterilmezse çevre ve insan sağlığı nasıl etkilenir?

Çevre dostu binalar daha az enerji ve su kaynakları kullanarak işletmede para tasarrufu sağlarken, karbon salımlarını düşürüyor ve yaşayanlar, çalışanlar, işyerleri ve toplum için daha sağlıklı yaşam alanları sunuyor. Binaların karbon salımlarının yaklaşık yüzde 30’una neden olduğu göz önünde bulundurulursa, iklim değişikliğine en az yol açacak olan yeşil binaların çevresel, toplumsal ve ekonomik yararları daha da iyi ortaya çıkacaktır.

Hedef, Türkiye’de önümüzdeki beş yılda 15 milyon m2 yeni yeşil bina alanına ulaşması.

– Bu hedefe ulaşmak nasıl mümkün?

– Bu hedefe ulaşma sürecinde yeni binalar, yeni yerleşim yerleri tasarlanırken hangi kriterler dikkate alınmalıdır?

Yeşil mimari Batı ve Kuzey Avrupa, ABD gibi öncül ülkelerde etkin bir geçmişe sahiptir. Oysa Türkiye’de yeni yeni benimsenmekte olan bir kavramdır. Küresel akıllı yeşil bina talepleri her üç yılda bir katlanarak artıyor. Artan yeşil bina talebi ile pazarın trilyon dolarlık bir endüstriye dönüştürmüş olduğunu ortaya koyan araştırma, yeşil-mavi bina talebine ne kadar gereksinim olduğunu gösteriyor.

Peki sadece yeşil mi? Mavinin tonları neden bu kadar önemli?

2017 senesinde UNESCO İstanbul’u yaratıcı tasarım şehri olarak ilan etmiştir. Archisections Konferansı da İstanbul’da yapılacak ve çözümün bir parçası olacak…

Daha fazla bilgi için web sitesine girebilirsiniz: https://www.archisections8.com/tr/index

 

Tüylerimi diken diken eden Şaman sanatçı

Organizasyonla ilgili her şey çok keyifliydi. Bir gece önceden Demet Sabancı, evinde konuşmacıları ağırladı. Genelde Los Angeles’tan gelen konuşmacılar alanlarında uzman mimarlardı. 20’ye yakın misafirin ağırlandığı bu yemekte masada keyifli bir sohbet vardı. Herkes doğal olarak beni mimar zannetti. Ben de kim olduğumu, ne yaptığımı anlatmaya başlayınca çalışmalarım özellikle yabancı misafirlerin çok dikkatini çekti. Güzel sohbet, kültür alışverişi, şakalar, Ceylan Pirinçcioğlu’nun yönlendirmeleri, Demet Sabancı’nın misafirperverliği, ortamda oluşan pozitif enerji benim neşemi ve konuşkanlığımı artırdı. Gecenin en ilgi çekici anlarından biri de Yakutistan’dan gelen Şaman sanatçı Olena’nın performansıydı. Doğa sesleriyle müzik yapan Olena, bize Şaman kültürünün güzelliklerini yaşattı. Türklerin ve Türk kökenlilerin özgün kültürü olan Şamanizm şahsen benim çok ilgimi çekiyor. Özünde doğayla bütünleşmeyi esas alan Şaman kültürüyle ilgili ileride daha detaylı bilgi almak için Yakutistan dahil, Orta Asya’nın farklı yerlerini ziyaret etmeyi bile düşünüyorum. O gece, Olena’nın müziği tüylerimi diken diken etmeye yetti.

İşte Olena’nın müziğinin videosu:  https://youtu.be/0Na0TR4jvVQ

O geceden çekilen kareleri sizlerle paylaşmak isterim:

Demet Hanım’ın davetine katılanlarla toplu çektiğimiz fotoğraf

Tam böreği ağzıma atmışken fotoğrafçı “Buraya bakın beyefendi, çekiyorum” dedi ve çekti. Ortaya bu kare çıktı.

Bu da çıkışta çekilmiş gecenin son karesi. Soldan sağa Yasemin Pirinçcioğlu, Ayşen Ormancı, Demet Sabancı, Sevinç Ormancı ve ben.

 

Kasan ve kasmayan ortamlar

Ertesi gün tam motive bir şekilde etkinliğe 11.00 civarı gittim. Konuşmacıların bir gece önceden birbirlerini tanıyor olmaları, otomatik olarak samimi bir ortam yaratıyordu. Böyle sıcak bir atmosferde, Çırağan Sarayı’nın en büyük salonunun dolu olduğu bir konferansta tek aksi giden şey zamanlamaydı. Konferans 2 saat rötarlı ilerliyordu ve işin ilginci bunu kimse dert etmiyor, salon çakılı gidiyordu.

Tecrübelerime göre farklı sektörlere ait etkinliklerin farklı ortamlara sahip olduğunu söyleyebilirim. Örneğin genelde enerji konferansları veya iki ülke ilişkilerini konu alan etkinlikler çok ‘kasan’ atmosferlere sahiptir. O ortamlarda içim bayılır. Turizmcilerin etkinlikleri ise genelde keyifli olur, tam bana göredir. Mimarların konferansında da turizmcilerde olduğu gibi bir keyif ortamı hissettim. Bu da şahsen hoşuma gitti.

‘Yavaş’ konferansa ayak uydurma sanatı 🙂

12.30’da yapacağım konuşmayı saat 15.00’te yaptım. Benim açımdan sıkıntı oldu mu? Olmadı. Çünkü aradaki bir toplantımı iptal ettim, diğer toplantımı da erteledim. Görüşeceklerim nazımın geçtiği kişiler olduğu için de hiçbir sorun yaşamadım.

Gelelim konuşmama… Moderatörlüğünü Sevinç’in yaptığı bu konuşmam yarım saat sürdü. Başlangıçta iki soru sordu. Sonrasında sunuma geçtim. Ardından bir soru daha sordu, sonra soru-cevap bölümüne geçtik ve en sonunda da oturumu kapattık.

Yaptığım bu konuşmayı ve paylaştığım sunumu aşağıda bulabilirsiniz: https://youtu.be/Hfb1cGoS3Ww

Konuşmamdan sonra bazı dinleyiciler yanıma gelip bazıları da farklı kanallardan bana mesaj atıp “Ders verir gibi içeriği zengin konuşma yaptınız, bizim için çok faydalı oldu, teşekkür ederiz” yorumlarında bulunmaları beni çok mutlu etti. Demek ki vermek istediğim mesaj bazı genç mimarlara gitti.

Temel mesajım

Yaptığım konuşma sırasında genç mimarlara verdiğim en önemli mesaj ve anlattıklarımın da ana fikri şuydu:

Bugün tasarladığınız ve inşa ettirdiğiniz her bina gelecek nesillerde yaşayacak. Bu binaları sizlerin şimdiden sürdürülebilirliğe uygun şekilde yapmak gibi bir sorumluluğunuz var. İklim değişikliğini hissetmeye başladığımız bu yüzyılda sorunun çözümüne yönelik adımları şimdiden atmamız gerekiyor. O yüzden herkesin “sürdürülebilirlik”, “dağıtık sistemler”, “kendine yeten binalar”, “doğal kaynakların en verimli şekilde kullanılması” gibi kavramları içselleştirmeniz ve buna göre hareket etmeniz gerekiyor. Gelecek nesillere daha yaşanır bir dünya bırakabilmek için şimdiden gerekenleri yapın.

Bu verdiğim mesaj herkes için geçerli…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ARCHISECTIONS POSTER PRESENTATIONS

POSTER SUNUMU

Rüyalarınızı daha yeşil veya mavi bir dünya için bizimle paylaşmaya davet ediyoruz!

Sevgili Yeşil & Mavi Proje Tasarımcıları, Mimarlar veya Hayalperestler…

Archisections sergisinde, çalışmalarınızı Powerpoint / Keynote ile, 3D baskı veya video olarak sergileyebileceğiniz ve Archisections konferansının ilgili seyircisine açıklayabileceğiniz ”Poster / Video Sunumu” bölümü olacaktır.

Uygulamanızda, içeriği incelemek ve değerlendirmek için içeriği, 60 kelime ve komite için bir resim (archisections8.com web sitesinde görüntülenecek) ile açıklayabilirsiniz.

Sevinç Ormancı – M.Architect

Archisections Koordinatörü

 

ARCHISECTIONS POSTER / VIDEO / 3D SUNUMU

(VIDEO – 3D BASKI – POWERPOINT / KEYNOTE SUNUMU)

 

 

Klasik söylemi ile ‘‘Poster Sunumu’’ olan etkinliğimizin bu bölümünde katılımcılarımızı, projelerini Powerpoint ya da Keynote sunum, 3D baskı veya Video olarak sunmaları için cesaretlendiriyoruz.

Katılım ücreti 1.000 TL

ÜRÜN ANLATIM DENEYİMİ

Etkinlik süresi boyunca yarım saatlik aralarla her biri 15 dakika sürecek ürün anlatım deneyimi sunumlarınız da etkinlik kapsamında yer alacaktır. Ürünlerinizle ilgili katılımcıyı ilgilendirecek detayları, ürünün tanıtımını, temin/üretim koşulları ve diğer detayları bu sunum içerisinde anlatabilirsiniz.

Ürün anlatım deneyimi, 15 dakikalık seanslar halinde olup, her bir seans 500 Euro’dur.

Archisections, projeye uygun olmayan ürün anlatım/sunum deneyimlerini onaylamama hakkına sahiptir.

 

 

 

ARCHISECTIONS GREEN &BLUE AWARD WINNERS

GREEN &BLUE AWARD WINNERS

Yeşil Ödülü (küçük – orta ölçekli ev / kule / bina) Mavi Ödülü (Çoklu yerleşimler için büyük ölçekli ana plan)

 

Yeşil & Mavi Ödül Kriterleri…

YEŞİL-MAVİ Uluslararası Proje Ödülü, tasarım mükemmeliyetini sürdürülebilirlik ilkeleriyle birleştirebilmiş bir projeye verilecektir. Tasarım niyetinde ve performansında üçlü bilançonun, sosyal, ekonomik ve çevresel değerlerine bağlı kalan en üst seviyede ki başarıya ödül verilecektir. 2018 Ağustos ayına kadar yeni tamamlanan projelerin başvurması beklenmektedir. (son 4 yıla ait veya önümüzdeki 2 yıl içinde tamamlanacak olanlar.)

DEĞERLENDİRME KRİTERLERİ

Ölçüm 1               – Sosyal-Ekonomik göstergeleri kapsayıcı tasarım

Ölçüm 2               – Bölge Halkına Yönelik  Tasarım

Ölçüm 3               – Ekoloji için Tasarım

Ölçüm 4               – Su için Tasarım

Ölçüm 5               – Ekonomi için Tasarım

Ölçüm 6               – Enerji için Tasarım

Ölçüm 7               – Sağlık için Tasarım

Ölçüm 8               – Kaynaklar için Tasarım

Ölçüm 9               – Değişim için Tasarım

Ölçüm 10 – Buluş için Tasarım

Yarışma Şartnamesi

 

 

Yeşil & Mavi Ödülleri Yarışma Kurulu

Doç. Dr. Ervin Garip (İ.T.Ü.)

Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu (İ.K.Ü.)

Prof. Dr. Doğan Zafer Ertürk (Işık Üniversitesi)

Doç. Dr. Rana Kutlu (İ.K.Ü.)

Doç. Dr. Ece Ceylan Baba (Yeditepe Üniversitesi)

Prof. Dr. Mustafa Özgünler (M.S.G.S.Ü.)

Y.Mimar Sevinç Ormancı (Sedeko Mimarlık)

Dr. Ögr. Üyesi Ümit Arpacıoğlu (M.S.G.S.Ü.)

Doç. Dr. Kerem Yavuz Arslanlı (İTÜ)

Dr. Ögr. Üyesi Vehbi Tosun (İ.K.Ü.)

Dr. Duygu Erten (TURKECO)

Y.Mimar Orkan Zeynel Güzelci (İ.K.Ü.)

Prof. Dr. Ayhan Usta (İ.K.Ü.)

 

Raportör

Mimar Ayşenur Hilal Iavarone (İ.K.Ü.)

 

 

 

 

 

 

ARCHITECTURE AND CHILDREN- NEW EDITION OF THE GOLDEN CUBE AWARDS

 

GOLDEN CUBE  ÖDÜLLERİ YENİ YAYINI MİMARLIK VE ÇOÇUKLAR

goldencubes

UIA, Mimarlık ve çocuk çalışma programı, Altın Küp ödül yeni baskısını başlatıyor, çocukların ve yetişkinlerin mimarlığı daha iyi anlayabilmesi için bireyleri ve organizasyonları teşvik etmeyi  ve tanımlamayı geliştiriyor.Adaylar projeleri, faaliyetleri veya çocuklara veya gençlere mimarlık ve çevre tasarım süreçlerini açıklama amacıyla geliştirilen tasarımlaırını sunmak  üzere davet edildi.

Ödüller ise şu kategorilerde verilecek: Okullar, kurumlar, yazılı medya, görsel-işitsel medya.(Bu yayın, ağustos 2014 ve mart 2017 arasında tamamlanan veya devam etmekte olan projeleri tanımaktadır.)

Seçim süreci iki aşamalıdır.Her biri UIA üyelerinden oluşan ulusal jüri, uluslararası jüriye gönderllmek üzere 4 adet kazanan proje seçecek. Ödüller Eylül 2017 tarihinde UIA Seul kongre sırasında verilecektir.Bu ödüller genç kuşaklar arasında çevre, mimarlık, kent ve sürdürülebilirlik konusunda farkındalık yaratmak UIA çalışma programı tarafından belirlenen hedefe katkıda bulunmaktadır.

 

The UIA Architecture and children work programme is launching the new edition of its Golden Cube awards, developed to recognise and promote individuals and organisations that help children and adolescents to better understand architecture. Candidates are invited to submit their projects, activities or productions developed with the goal of explaining architecture and the built environment design processes to children or youth. Prizes will be awarded in the following categories: schools, institutions, written media, audio-visual media.

This edition will recognise projects that were completed or will be in progress between August 2014 and March 2017.

The selection process is in two stages. A national jury organised by each participating UIA member section will shortlist projects to be sent on to the international jury, that will select the four winners. Prizes will be awarded during the UIA Seoul congress on September 2017.

These prizes contribute to the goal set by UIA work programme to raise awareness about the built environment, architecture, the city and sustainable development among the youngest generations.

MOBIL MUSEUM FOR THE DISABLED – INTERNATIONAL IDEA COMPETITION OPEN TO YOUNG ARCHITECTS

turuncu_program_k_opt

Amacı Ve Kapsamı

Endüstri devriminden günümüze kadar uzanan tarihsel süreçte “hız” kavramı mekânın ve zamanın algılanışını derinden etkilemiş ve küreselleşmenin ana unsurlarından biri olmuştur. Seri üretim ile hızla üretilen mekânlar yerkürenin birçok köşesinde standartlaşarak hızla yayılırken mimarlığın bağlamsal özgünlükleri hızla çözülmeye uğramıştır. Dünyanın her yerine hızla ulaşabilen insan ve hızla nakledilebilen malzeme, teknoloji, tasarım yöntemleri ve ekonomik öncelikler ile birlikte mimarinin tasarım ve inşa süreçlerinin de hızla yürütülmesi bir mecburiyet halini almıştır. Hızın ve beraberinde niceliksel hedeflerin amaca dönüştüğü bu ortamda mimarlık ciddi içerik, anlam ve nitelik sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Ürünün hızla elde edilmesine yönelik kaygılar süreci ve ürünün kendisini ne hale getirmektedir? Hızla üretmeye odaklanmış bir çağda yavaşlamak, tasarım ve üretim sürecinin belli noktalarında duraklamak ve hızın mimari boyutları hakkında yeni düşünceler ve alternatif stratejiler geliştirmek mümkün olabilir mi? Bu sorulara cevap aranırken hız – mimarlık ilişkisi konusunda eleştirel fikirlerin üretilmesi amaçlanmaktadır. Hızlı – yavaş, nicelik – nitelik, süreç – ürün gibi kavramsal ikiliklerin yorumlanması hedeflenmektedir.  Buluşma ile birlikte gerçekleşecek yarışmada katılımcı tarafından seçilen bir bağlamda “engelliler için gezici müze” konusunda fikir projelerinin geliştirilmesi beklenmektedir. Engelliler günümüzde toplumların önemli bir kısmını oluşturmalarına rağmen sosyal ve kültürel yaşama katılım konusunda ciddi sorunlar ile karşılaşan bir kitledir. Engellilerin günlük yaşama katılarak sosyalleşmelerinin sağlanacağı mekânsal düzenlemelerin ve standartların oluşturulması mimari tasarımın toplumsal sorumluluklarından biridir. Bu yarışmada söz konusu sorumluluğun engellilere yönelik olarak tasarlanacak ve farklı bağlamlarda tekrar kurulabilecek “gezici müze” üzerinden tartışılması hedeflenmektedir. Endüstri devriminden günümüze kadar uzanan tarihsel süreçte “hız” kavramı mekânın ve zamanın algılanışını derinden etkilemiş ve küreselleşmenin ana unsurlarından biri olmuştur. Seri üretim ile hızla üretilen mekânlar yerkürenin birçok köşesinde standartlaşarak hızla yayılırken mimarlığın bağlamsal özgünlükleri hızla çözülmeye uğramıştır. Dünyanın her yerine hızla ulaşabilen insan ve hızla nakledilebilen malzeme, teknoloji, tasarım yöntemleri ve ekonomik öncelikler ile birlikte mimarinin tasarım ve inşa süreçlerinin de hızla yürütülmesi bir mecburiyet halini almıştır. Hızın ve beraberinde niceliksel hedeflerin amaca dönüştüğü bu ortamda mimarlık ciddi içerik, anlam ve nitelik sorunlarıyla karşılaşmaktadır. Ürünün hızla elde edilmesine yönelik kaygılar süreci ve ürünün kendisini ne hale getirmektedir? Hızla üretmeye odaklanmış bir çağda yavaşlamak, tasarım ve üretim sürecinin belli noktalarında duraklamak ve hızın mimari boyutları hakkında yeni düşünceler ve alternatif stratejiler geliştirmek mümkün olabilir mi? Bu sorulara cevap aranırken hız – mimarlık ilişkisi konusunda eleştirel fikirlerin üretilmesi amaçlanmaktadır. Hızlı – yavaş, nicelik – nitelik, süreç – ürün gibi kavramsal ikiliklerin yorumlanması hedeflenmektedir.  Buluşma ile birlikte gerçekleşecek yarışmada katılımcı tarafından seçilen bir bağlamda “engelliler için gezici müze” konusunda fikir projelerinin geliştirilmesi beklenmektedir. Engelliler günümüzde toplumların önemli bir kısmını oluşturmalarına rağmen sosyal ve kültürel yaşama katılım konusunda ciddi sorunlar ile karşılaşan bir kitledir. Engellilerin günlük yaşama katılarak sosyalleşmelerinin sağlanacağı mekânsal düzenlemelerin ve standartların oluşturulması mimari tasarımın toplumsal sorumluluklarından biridir. Bu yarışmada söz konusu sorumluluğun engellilere yönelik olarak tasarlanacak ve farklı bağlamlarda tekrar kurulabilecek “gezici müze” üzerinden tartışılması hedeflenmektedir.

Bilgi İçin

MİMARLAR ODASI ANTALYA ŞUBESİ
Meltem Mahallesi 3808 Sokak No: 16
07500 ANTALYA TÜRKİYE
Tél : 090 242 237 86 92–93-94
Tél : 0090 533 766 99 57
Fax : 00 90 242 237 58 20

The Antalya branch of the Chamber of Architects of Turkey has launched the eleventh edition of the international ideas competition open to young architects throughout the world.

This initiative, organized each year since 2010 in coordination with the Forum of Young Architects, has received the support of the UIA.

The theme chosen this year is “Mobile Museum for the Disabled.” The participants are invited to develop designs for “a mobile museum for the disabled” which would help these members of the society to participate fully in social, cultural and everyday life. Participants are asked to reflect deeply on the implications of “speed,” a fundamental consequence of globalisation, and on the way we perceive space and time.

The competition is open to architects born after 1976 who are registered with the professional organization of their respective countries.

The jury will award three prizes. The First Prize will be 2 500 Euros, the Second Prize will be 1 500 Euros and the Third 1 000 Euros. A special prize of 1 500 Euros will be awarded by the participants.

The submission deadline for projects is 5 September 2016.
The working language of the competition is English. There is no registration fee.

information

MİMARLAR ODASI ANTALYA ŞUBESİ
Meltem Mahallesi 3808 Sokak No: 16
07500 ANTALYA TÜRKİYE
Tél : 090 242 237 86 92–93-94
Tél : 0090 533 766 99 57
Fax : 00 90 242 237 58 20

LAST OPEN CALL FOR VENICE ARCHITECTURE BIENNALE 2016

EVRENSEL PROJE 2016 VENEDİK MİMARİ BİENALİNE SON AÇIK ÇAĞRI..

Untitled

15.si düzenlenecek “Venice Architecture Biennale” bu yıl da dünya çapında bir sansasyon yaratıp ilgi çekmeyi başardı. Gelecek ay sonunda başlayacak etkinliğe dünyanın birçok ülke katılmakta olup Alejandro Aravena’nın tarafından yönetilmektedir. Bienalin teması ‘Reporting from the front ‘ olarak açıklandı.

The 2016 Venice Architecture Biennale, directed this year by Alejandro Aravena, have taken more attention all around the world about the central exhibition and associated projects which will be on display next months end in Venice. 

venedik bienal 2016

scsc

Proje evrensel bir açık çağrı formatındadır. Seçilen çalışmalar ise 28 Mayısdan 27 Kasım a kadar Sverre Fehn Designed Pavilion’da sergilenecektir.

The announcement is accompanied by an open call for completed projects that address these challenges. Selected projects will be displayed in the Sverre Fehn-designed pavilion at the Venice Biennale from May 28th to November 27th 2016.

wcdas

Bianelin bu seneki ana teması ise ‘Reporting from the Front’ (Gelecekten bildirmek) üzerine olup futuristik mimariyi hedef almaktadır. Katılan Mimarlardan çalışmalarında doğal afetler, konut sıkıntısı, göç, kirlilik, eşitsizlik, trafik ve bunun gibi toplum sorunlarına göndermelerde bulunmaları beklenmektedir. Dünyanın dört bir yanındaki insanların yaşam şartlarının iyileştirilmesi için mimarların rolünün araştırılması hedefleniyor.

According to La Biennale, ‘Reporting from the Front’ will form one single show spanning the venues. “Reporting from the Front” will share work from Architects tackling issues relating to segregation, inequality, suburbia, sanitation, natural disasters, the housing shortage, migration, crime, traffic , waste, pollution, and community participation. The living conditions of people around the world aimed to investigate the role of the architects for improvements.

venedik bienal 2016 türk pavyon

 

Yüz yılı aşkın bir süredir faaliyet gösteren Venedik Bienali, dünyanın en seçkin kültürel kurumlarından biri olarak kabul ediliyor.

Venedik Bienali Türkiye Pavyonu na geçmiş den günümüze kısaca göz atacak olursak..

Türkiye, Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi’nde ilk kez 1991 yılında Beral Madra’nın kişisel çabaları ve TC Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle yer aldı. Beral Madra, 1991-2001 yılları arasında bienalde yer alan Türkiye sergilerinin küratörlüğü ve komiserliğini üstlendi.

Türkiye Pavyonu, 2003 yılında TC Dışişleri Bakanlığı’nın da desteğiyle bir mekân kiralanmasıyla başlatıldı. 2003 yılındaki ilk Türkiye Pavyonu’nun küratörlüğü ve komiserliğini de 2007 yılına dek Türkiye’nin Venedik Bienali’ne katılımını sağlayan Beral Madra üstlendi. İlk Türkiye Pavyonu’nda, Gül Ilgaz, Ergin Çavuşoğlu, Neriman Polat, Nazif Topçuoğlu ve Nuri Bilge Ceylan’ın katılımıyla düzenlenen “in Limbo” adlı sergi yer aldı.

2005 yılında Venedik Bienali 51. Uluslararası Sanat Sergisi’ndeki Türkiye Pavyonu’nda, Hüseyin Çağlayan’ın Palazzo Levi’de gösterilen ve Tilda Swinton’ın oynadığı “Olmayan Varolma” adlı video çalışması yer aldı. Serginin küratörlüğünü Beral Madra, koordinatörlüğünü ise Murat Pilevneli yaptı.

Türkiye Pavyonu’nu 2007 yılından bu yana, İstanbul Kültür Sanat Vakfı düzenliyor. Bienale davet edilecek sanatçı ve sanatçıları belirleyecek küratör iki yılda bir değişen Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Danışma Kurulu tarafından öneriliyor.

2007 yılında Venedik Bienali 52. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nun küratörlüğünü üstlenen Vasıf Kortun, pavyon için bir proje geliştirmek üzere Hüseyin Bahri Alptekin’i davet etti. Alptekin’in “Don’t Complain” adlı yerleştirmesi, girişleri yarı kemerli, her biri özgün beş tekil hücreden oluşuyordu.

2009 yılında Venedik Bienali 53. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nda küratörlüğünü Başak Şenova’nın üstlendiği  “Lapses/*” başlıklı proje yer aldı. Proje, Banu Cennetoğlu’nun “KATALOG 2009” ve Ahmet Öğüt’ün “İnfilak Etmiş Kent” başlıklı işlerinden oluşuyordu.

Venedik Bienali 54. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Türkiye’yi “Plan B” adlı işiyle Ayşe Erkmen temsil etti. Türkiye Pavyonu, Fulya Erdemci’nin küratörlüğünde ve Danae Mossman’ın küratöryel işbirliğinde gerçekleştirildi.

2013 yılında gerçekleştirilen Venedik Bienali 55. Uluslararası Sanat Sergisi’nde Emre Baykal’ın küratörlüğünde gerçekleştirilen Türkiye Pavyonu’nda Ali Kazma’nın “Rezistans” başlıklı video serisi yer aldı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın girişimi ve 21 destekçinin katkılarıyla Türkiye, 2014 yılından itibaren Venedik Bienali’nde uzun süreli bir mekâna sahip oldu. Arsenale’de 2014-2034 yılları arasında tahsis edilen bu mekân sayesinde Türkiye Pavyonu, 2014 yılında ilk kez Venedik Bienali Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde de yer aldı.

7 Haziran-23 Kasım 2014 tarihleri arasında gerçekleştirilen Venedik Bienali 14. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde Türkiye Pavyonu’nda küratör Murat Tabanlıoğlu ve proje koordinatörü Pelin Derviş’in sergi ekibinde yer alan Ali Taptık, Alper Derinboğaz, Candaş Şişman, Metehan Özcan ve Serkan Taycan’la beraber hazırladığı Places of Memory (Hafıza Mekanları) başlıklı proje yer aldı.

9 Mayıs-22 Kasım 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilen Venedik Bienali 56. Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu’nda Sarkis’in eserleri yer aldı.  Defne Ayas küratörlüğünde, İstanbul Kültür Sanat Vakfı koordinasyonuyla gerçekleştirilenTürkiye Pavyonu sergisi, bienalin ana mekânlarından Arsenale’deki Sale d’Armi binasında yer aldı.

Bu yıl 28 Mayıs – 27 Kasım 2016 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Venedik Bienali 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu’nda, Mehmet Kütükçüoğlu, Ertuğ Uçar ve Feride Çiçekoğlu’nun önderliğindeki Hüner Aldemir, Hande Ciğerli, Gökçen Erkılıç, Nazlı Tümerdem ve Yiğit Yalgın’dan oluşan ekibin hazırlayacağı; Namık Erkal ile Cemal Emden’in destekleriyle şekillendirilecek Darzanà başlıklı proje yer alacak

Türkiye Pavyonu Sponsorları

Türkiye Pavyonu, TC Dışişleri Bakanlığı ile TC Kültür ve Turizm Bakanlığı himayesinde gerçekleştiriliyor.

Uluslararası Sanat Sergisi’nde yer alan Türkiye Pavyonu 2007 yılında Garanti Bankası tarafından desteklenirken, 2009 yılında İKSV’nin kendi imkânları ile yapıldı. 2007’de başlatılan Venedik Bienali Türkiye Pavyonu Dostları programı 2011 yılında da pavyonun gerçekleştirilmesine katkıda bulundu. 2011, 2013 ve 2015’te sponsorluğu Fiat tarafından üstlenilen Venedik Bienali Uluslararası Sanat Sergisi Türkiye Pavyonu, 2013 ve 2015 yıllarında SAHA Derneği’nin prodüksiyon desteğiyle gerçekleştirildi.

2014 yılında 14. Uluslararası Mimarlık Sergisi’nde yer alan Türkiye Pavyonu ise Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğunda, Häfele’nin prodüksiyon desteğiyle gerçekleştirildi. 2016 yılında düzenlenecek 15. Uluslararası Mimarlık Sergisi Türkiye Pavyonu yine Schüco Türkiye ve VitrA’nın eş sponsorluğu ve Competenza’nın prodüksiyon desteğiyle gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin Venedik Bienali sergilerinde uzun süreli bir mekânda yer almasını sağlayan kişi ve kurumlar arasında Akbank, Mehveş-Dalınç Arıburnu, Berrak-Nezih Barut, Ali Raif Dinçkök, Vuslat Doğan Sabancı, Füsun-Faruk Eczacıbaşı, Oya-Bülent Eczacıbaşı, Enka Vakfı, Nesrin Esirtgen, Eti Gıda San. ve Tic. AŞ, Ahu-Can Has, Öner Kocabeyoğlu, MAÇAKIZI, Tansa Mermerci Ekşioğlu, Polimeks Holding, SAHA, Taha Tatlıcı, T. Garanti Bankası AŞ, Vehbi Koç Vakfı, Zafer Yıldırım, Yıldız Holding AŞ yer alıyor.

 

10. Yıla Özel Contemporary İstanbul’a Hoşgeldiniz…

GİRİŞ modaheryerde cont 10giriş resmi

Bu yıl 10. Yaşını kutlamaya hazırlanan Contemporary Istanbul 12-15 Kasım tarihleri arasında İstanbul Kongre Merkezi ile İstanbul Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşti.. Çağdaş sanatın en iyi örneklerini sanatseverlerle 10. yılında da buluşturan Contemporary Istanbul, 28 şehir ve 24 ülkeden toplam 102 galeriye ev sahipliği yaptı…

MODA HERYERDE CONTEMPORARY 10.YIL 2

9 yıl boyunca Contemporary Istanbul’u destekleyen Akbank Sanat, bu yıl da fuarın ana sponsorluğunu üstlendi Bu yıl Akbank Sanat standında dünyaca ünlü sanatçı Pablo Genoves’in dünyaca ünlü eserlerinden bir seçki izleyicilere sunuldu.

MODA HERYERDE CONTEMPORARY 10.YIL 3

Farklı bakış açısıyla, çarpıcı, yenilikçi ve öncü projelerini seçkin zevklere sunan , Türkiye’nin en büyük sanat etkinliklerinden Contemporary Istanbul’un ortak sponsorluğunu sürdürdü

Contemporary Istanbul, 10. yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi desteği ve iş birliği ile dış alan mecralarda görünürlük sağlayarak çağdaş sanatın her noktaya ulaşmasına öncülük etti.

MODAHERYERDE CONTEMPORARY 10 YIL 4

Dünyadan ve Türkiye’den en iyi çağdaş sanat eserlerini sanatseverlerle buluşturan Contemporary İstanbul, bu yıl 10′uncu yılını kutladı. 2006 yılından beri çağdaş eserleri sanatseverlerle buluşturan Contemporary İstanbul kapılarını açtı. 15 Kasım’a kadar devam edecek olan Contemporary İstanbul 2015′te 24 ülkeden 102 galeri ve 700′den fazla eser ziyaretçileriyle buluşacak. İstanbul Kongre Merkezi ile Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 102 galeriyi barındırdı olan Contemporary İstanbul 23 galeriyi de ilk defa ağırladı

MODA HERYERDE CONTEM 10 .YIL 5

Contemporary Istanbul, Contemporary Tehran (Tahran’dan Çağdaş Sanat) adı altında gerçekleştirilen “Focus” bölümünde İran sanatını temsil eden, Nasser Bakhshi (Aaran Gallery), Babak Roshaninejad (Assar Gallery), Ali Akbar Sadeghi (Shirin Gallery), Moreshin Allahyari (Lajevardi Foundation) ve Houman Mortazavi (Dastan’s Basement) gibi önemli sanatçılar yer aldı

2015 Contemporary İstanbul’da Assar Gallery, Aaran Gallery, Dastan’s Basement, Lajevardi Foundation ve Shirin Gallery gibi Contemporary Tehran’ın katılımcı galerilerinden, 1950- 1960 yılları arasında başlayıp günümüze kadar uzanan İran modern sanatını işleyen ve toplamda 600 eserin bulunduğu özel koleksiyon ”The Mobarqa Collection” ise dikkat çeken sergilerden sadece birkaçı…

MODA HERYERDE CONTEMPO 10 YIL 7

ÇAĞDAŞ İRAN SANATINDAN ÖRNEKLER

Contemporary Istanbul’un bu yılki Focus bölümü ‘Tahran’ üzerinde yoğunlaşıyor. Çağdaş İran sanatından örnekler, Tahran merkezli Aaran Art Gallery, Assar Art Gallery, Dastan’s Basement, Shirin Art Gallery ve Lajevardi Foundation aracılığı ile ziyaretçilerle buluşacak. Diğer yandan İran’ın öne çıkan koleksiyonerlerinden Nadeer Mobarqa ve eşinin sanat koleksiyonu da ‘Mobarqa Collection’ adı altında, Contemporary Istanbul aracılığı ile Türkiye’de ilk defa sanatseverlerin beğenisine sunulacak. 1950 ve 60’lardan bu yana İran modern sanatının öne çıkan parçalarını barındıran Mobarqa Koleksiyonu’ndan 12 eser fuar alanında sergilendi

modaheryerde contempo 10 yıl

İskoçya gezilerinde çektiği video ve fotoğraflarıyla Contemporary İstanbul’da yer alan gazeteci Levent Özçelik, İskoçya coğrafyasının ve insanlarının kendisini etkilemesinden dolayı daha fazla şeyler yapmak adına bu projeyi hayata geçirdiğini vurguladı.

Özçelik, “Çeşitli aralıklarla İskoçya’ya gidiyorum. Orada, özellikle şehirler dışında seyahat ediyorum.

Bu deneyimleri video ve fotoğraflarla aktarıyorum. Bu projenin ilk ayağı bu. Bu sergiyle ilk ayağı başlatıyoruz, ardından kitap geliyor. Sonra bir dijital kitap geliyor, video dokümanterle sona erdireceğiz projeyi diye konuştu

MODA HERYERDE 10 YIL CONT

10. YILINA ÖZEL

Contemporrary Istanbul bu yıl dünyada birçok fuarda öne çıkan sanat galerilerini ağırlıyor. Johann König tarafından Berlin’de kurulan ve katıldığı Art Basel, Frieze Art Fair, London, FIAC, Paris ve Art Basel Miami gibi önemli fuarlarda dünyaca ünlü 30 uluslararası sanatçıyı temsil eden König Galerie Contemporary Istanbul’un 10. yaşında Public Art Fund desteğiyle Brooklyn Bridge Park için yaptığı oyunsu enstalasyonları ile ön plana çıkan Danimarkalı sanatçı Jeppe Hein’ın “Geometric Mirrors” serisini izleyiciyle buluşturacak. König Galerie ayrıca 14-17 Ekim tarihlerinde Frieze London’da tüm eserleri satılan ve büyük bir başarıya imza atan sanatçı Camille Henrot’nun eserlerini de bu yıl İstanbul’a getirdi

Çağdaş İran sanatı örneklerinin sergileneceği Contemporary Tehran ile Uzakdoğu’nun özgün ve çağdaş sanat eserlerinin yer alacağı Contemporary İstanbul 15 Kasım’a kadar gezilebildi

The Sofa Hotel fuarın başladığı günden bu yana sponsor olarak CI misafirlerini ağırladı ve sene içerisinde CI tarafından organize edilen sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptı..

10. yılında Contemporary Istanbul’un co-sponsorluğunu ise Doğuş Otomotiv üstlendi. 3. Yılında Audi araçları CI misafirlerine özel hizmet araçları ile etkinliğe lojistik destek sağladı

Bu yılki bir diğer sergi Diageo iş birliği gerçekleşecek. Diageo alanında sanatçı Levent Özçelik ‘Scotchland Projesi’ ziyaretçilerin beğenisine sunuldu.

Uluslararası birçok sanatçının eserlerinin sergilendiği contemporaryden  sizler için seçtiklerimiz..

Limits Off; CI Açılış partisinin ve de Plugin’in sponsoru. Limits Off, Contemporary Istanbul Plugin alanı içerisinde özel bir lounge alanında gençlerle bir araya gelecektir.

Contemporary Istanbul’un, İstanbul’un çağdaş sanat alanına yenilik getiren yeni medya bölümü Plugin’de teknoloji sponsorluğu ise Arçelik.

Teknolojik ürünleri ile Plugin alanına destek veren Arçelik fuar alanında misafirlere TELVE ile kahve ikramı yapıldı.

Contemporary Istanbul için dünyanın farklı lokasyonlarından çağdaş sanat için bir araya gelen galeriler için de konaklama sponsorları arasında; Arts Hotel İstanbul, Avantgarde Collection, Gezi Hotel Bosphorus, Le Meridien Etiler, The Elysium Istanbul MGallery by Accor, Mercure Istanbul Taksim Otel, Pera Palace Hotel Jumeirah,  Point Hotel Barbaros ve Point Hotel Taksim yer aldı.

Şişli Belediyesi, D&R, Nude, Nurus, St. Regis Istanbul bu yılın destekçileri arasında öne çıktı.

Beşiktaş Belediyesi Ortak Projesi ile bu yıl bilim, sanat ve teknolojiye ilgi duyan 7-13 yaş arasındaki çocuklar ve gençler için tasarlanan birbirinden eğlenceli ve eğitici atölyeler düzenlendi. Plug-in 2015’in teması “X-CHANGE” ile bağlantılı olarak geliştirilen bu atölyelerde dijital kültürün genç jenerasyonun birlikte çalışma, etkileşim, kendi kendine yapma ve değiş-tokuş becerilerini geliştirmesi amaçlandı Ayrıca Beşiktaş Belediyesi bu yıl dış alan mecralarında CI’ın onuncu yılına özel görünürlükler sağlayarak, sanatın Beşiktaş’a yayılmasına önemli bir destek sağlamıştır.

TAV’ın havalimanlarında ayrıcalıklı bir seyahat deneyimi sunan markası TAV Passport Contemporary İstanbul’a destek oldu.

Tasarım ödülleri ile Türkiye’nin adını dünyada duyuran seçkin profesyonel mobilya üreticisi Nurus,  ContemporaryIstanbul’a sağladığı ürünlerle destekçi sponsorlar arasında yer aldı Uluslararası pek çok tasarım ödülünün sahibi Nurus’un Contemporary Istanbul boyunca ziyaretçilerin kullanımına sunacağı ürünler, tasarım ve sanat ilişkisinin en güzel örnekleri olarak etkinlik alanını tamamladı.Ferko da ortak sponsor olarak contemporary deydi.

Halkla ilişkiler sektörünün dinamik ve deneyimli ajansı Manifesto, Contemporary Istanbul’un 10. yaşında iletişim partneri olarak yerini alıyor. Sanat iletişimi alanındaki çalışmaları sayesinde Manifesto, Contemporary Istanbul’un ve çağdaş sanatın ulusal ve uluslararası çapta iletişim faaliyetlerini gerçekleştirdi

Sağlık sponsorluğunda Amerikan Hastanesi, basın sporları ise Akşam Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Vatan Gazetesi, Hürriyet Gazetesi, Star Gazetesi, Milliyet Gazetesi, BirGün Gazetesi, Daily Sabah, Habertürk Gazetesi, Sabah Gazetesi, Sözcü Gazetesi, Zaman Gazetesi ve Today’s Zaman yer aldı.

Televizyon sponsorları: 24 TV, 360, A Haber, Habertürk, FOX, NTV, Bloomberg HT ve National Geographic var. Best FM, Bloomberg HT, Radyo Eksen, Habertürk Radyo, NTV Radyo, Voyage FM ise radyo sponsorları arasında yerini alıyor. Dergi sponsorları olarak Alem, L’Officiel, Marie Claire Maison, Robb Report, Trendsetter ve Vogue Contemporary Istanbul’a destek veriyor.

Bu yılın online sponsor ise Artsy…

Sanatsever bir mimar olarak dileğim barışı ve sanatı dolu dolu  her daim hissedeceğimiz nice 10 yıllara hepberaber,

Sevgilerimle,

Y.mim Sevinç Ormancı

sevincormanci@superonline.com

www.archisections.com

 www.modaheryerde.com

 

ANDY WARHOL İLE SINIRSIZ POP ART SERGİSİ PARİS’TE..

‘GÖLGELER ‘SINIRSIZ SERGİSİYLE ANDY WARHOL PARİS DE MODERN SANAT MÜZESİNDE..

Andy Warhol kesinlikle Paris de modern müzesinde sergilenen limitsiz sergisiyle yeniden 15 dakikayla Fransa’da ün yapıyor. Serigrafik Marilyn ve çorba kutu tasarımlarının amacı ünlü olmanın yanı sıra kendisini pop sanata adamış 70’lerden günümüze  avangart sahneler inde  yeniden. 1960’larda  New York da doğan Andy Warholin sanatına  kısaca bir özet yaparsak. Onun tanımlanamıyan bir kültür  yarattığına günümüzde de tanık oluruz. Andy Warhol günümüze kadar birçok insanda yarattığı soru işaretiyle ya  yeni bir yol yarattı, ya da sanat olarak  ya da reklam olarak insanları kandırdı sorusu her daim insanların kafasında yer alacak. Andy Warhol. Pittsburgh, Pennsylvania, 1928 yılında doğdu.

O dergi ve reklam için  hayalini gerçekleştirmek için New York’a gitti, 1949 yılında,Andy Warhol ticari sanat eğitimi ve Pazarlama Sanat Dünyasını kucakladı. 1960 yılında, Campbell Çorba kutular ve Coca-Cola şişeleri ile ikonik Amerikan ürünlerinin  resimlerini yapmaya başladı. O fotoğraflardan bazılarında, Marilyn Monroe, Troy Donahue ve Elizabeth Taylor gibi Hollywood yıldızlarının portrelerini boyadı yeniden yorumladı.

Onun stüdyosunun tasarımının görünümü günümüz deki, “Fabrika,” görünümündeydi.Endüstriyel tarza bir örnekdi Her zaman sanatçılar, yazarlar ve Velvet Underground gibi yeraltı müzisyenlerle ile doluydu. O seri üretilen sanat eserlerinde sadece sanatı sanat yapmak için değil sadece yapmaya  karar verdiği için üretti O fabrika  üretilen objelerle birlikte serigrafik serisi olarak bilindi. Nükleer bomba bulutlar, elektrikli sandalye, Sivil Haklar protestocuları saldıran polis köpekleri -Eserlerinde hep topluma karşı  kitlesel bir itiraz olarak vede   gazete kupürlerinin yanısıra markalı ürünlerin,  ünlülerin dikkat çekici neon renklerde boyalı haliyle dikkat çekti  Warhol un Paris’teki 2 ekim 2015-7 şubat 2016  Modern Sanat Müzesi’nde  yapılan limitsiz   sergi açılışında segilenen anıtsal, zamansız  eserlerinden ,Gölgeler serisi , 102 gümüş renkli olarak sergiye gelenlere sunuldu. Daha önce Fransa’da gösterilen bu seri her daim iş yapmaya değer olarak yeniden  karşımızda 102 eser? Soyutlamamı veya gerçekçilik mi?Serginin  etkisi Warhol’un deney filmlerin den bir  şerit gibi, Limitsiz Sergi, Andy Warhol Sınırsız sergi  çeşitli  sosyal medyada parisde  7 kasım 2016 a kadar  Andy Warhol eserleri ile sanatçılara geniş bir yelpaze sunuyor..

Daha da birçok yıl sunacak 15 dakikayla ünlenecek görünüyor. Pop Art’ın Kralı Andy Warhol’un 1978-79 yılları arasında yaptığı, en çarpıcı işlerinden ‘Gölgeler’in Avrupa gösterimi Paris’te gerçekleşiyor.50’li yıllarda doğan ve soyut dışavurumculuğa tepki gösteren sanat akımı Pop Art denince akla gelen isimdir Andy Warhol. He ne kadar işleri sık sık tartışılmış olsa da sanatçı hiçbir zaman çizgisini bozmamıştır. Warhol’un stüdyosunda yarattığı, gölgelerin çarpıtılmış fotoğraflarından oluşan ‘Gölgeler’ sergisi Avrupa’da ilk kez Paris Modern Sanat Müze’sinde sergileniyor.102 tuvalden oluşan 130 metrelik Warhol çalışması ise serginin merkezi.Warhol eserleriyle zaman ve mekan algımız yeniden şekillendiriyorç ‘Gümüş Bulutlar’ sergi salonunda oradan oraya savrulurken ziyaretçilerden bulutların hareketlerine ayak uyduruyor…